TÜRKİYE’DE ÇALIŞAN GÖNÜLLÜLÜĞÜ

Ana Sayfa / TÜRKİYE’DE ÇALIŞAN GÖNÜLLÜLÜĞÜ


IMPACT2030 Bölgesel Sesler Sunumumdan

calisan_gonulluBirleşmiş Milletler’in özel sektör liderliğindeki çalışan gönüllülüğü girişimi IMPACT2030 kapsamında, Bölgesel Sesler olarak ülkelerimizdeki mevcut durum ve çalışmalarla ilgili olarak birbirimizi bilgilendirdik. Ben de sunumuma, meşhur köprü metaforu ve güzel ülkemin fotoğrafıyla başladım. Hemen hemen her gün, Asya’dan Avrupa’ya geçtiğimi, ülkemizin iki kıtayı birbirine bağlayan bir köprü olduğunu söyledim. Bunu beynin sağ ve sol yarı kürelerine benzeterek; batının sol analitik ve mantıksal tarafı simgelediğini, doğunun ise sağ yani yaratıcı, sezgisel, duygusal olduğuna değindim. Bir insanın sağlıklı bir yaşam sürdürebilmesi için, beyninin her iki yarısını da aktif olarak kullanabilmesi gerekiyor. Aynı durum dünyamız için de geçerli. Birbirini dışlamadan, bazı nitelikleri yükseltip, diğerlerini aşağılamadan, her kültür birlikte müthiş bir renk cümbüşü yaratabilir. Bir köprü olarak Türkiye’nin önemli bir rolü olabilir.

istanbul

Çalışan gönüllülüğünü de beynin iki yarım küresiyle anlatabiliriz. Yardım severlik, empati kurma gibi özelliklerden yola çıkarsak; sağ yarım küreyle ilgili gibi görünüyor ilk bakışta. Nitekim kültürümüzde de bu nitelikler kendisini gösteriyor. Ancak sol tarafı; yani hedef odaklılığı, stratejiyi, mantığı yok saydığımız vakit, ortaya plansız programsız, bir kaç gün yapılan hayır sever etkinlikler çıkıyor. Bu arada kültürümüzün ve sağ taraftan aldığımız özelliklerimizin gönüllülükle ne kadar uyumlu olduğunu düşünürsek, araştırma sonuçlarına da bir o kadar şaşırabiliriz. Çünkü Dünya Bağış Endeksi’ne göre, Türk halkının yüzde 10’u para bağışı yaparken, sadece yüzde 4’ü gönüllü faaliyetlere katılıyor. (Bu bilgiye sunumumda yer vermedim, bizim için yazıyorum.) Özel sektörde de bazı öncü şirketler çalışan gönüllülüğü programlarında bulunurken, bu alanda genel olarak stratejik bir yaklaşımın olduğunu söyleyemeyiz. Dünyada çalışan gönüllülüğü hem toplumsal etki ve itibar, hem de çalışanların becerilerinin gelişimi açısından stratejik olarak konumlanıyor.

IMPACT2030, çalışan gönülülülüğü programlarının küresel hedefler doğrultusunda olmasını hedefleyen bir girişim. 17 küresel hedefle amaçlanan, 2030 yılına kadar 3 önemli işi başarmak: Aşırı yoksulluğu sona erdirmek, eşitsizlik ve adaletsizlikle mücadele, iklim değişikliği. Birleşmiş Milletler üyesi tüm devletler bu hedeflerde anlaştı. Özel sektör de bu hedeflere ulaşılmasını desteklemeye başladı, üstelik en önemli sermayesini yönlendirerek: İnsan kaynağını. IMPACT2030’a katılan 60 şirket, çalışan gönüllülüğü programlarıyla, küresel hedeflere ulaşılması için katkıda bulunuyor. IBM, Tata CS, SAP, Google, Grand Thornton, UPS, DP World, Ritz Carlton, GSK, Pfizer, Dow Kimya, Johnson&Johnson vb. şirketler IMPACT2030 kapsamında dünya çapında, hedeflere doğru işbirliği ile ilerliyorlar. Türkiye’den henüz IMPACT2030’a bir katılım olmadı. Bunda da en önemli etkenlerden birisi IMPACT2030’u yeni tanıtmaya başlıyor oluşumuz ve küresel hedeflerin bizim gündemimizde yer almaması. Oysa, az sayıda sosyal sorumluluk profesyonelinin bildiği küresel hedefler, bizim dışımızda birilerinin baş etmesi gereken konular değil. Hepimizle ilgili.

Yurtta sulh, cihanda sulh

diyen, müthiş bir vizyona sahip Atatürk’ün izinden giden bizler, birbirimize bağlı olduğumuzu aslında biliyoruz. Tek bir kararımız, davranışımız zincirleme etki oluşturabilir. Küresel hedefler hem bu etkiyi birlikte büyütebilmemizi, hem de çalışmaların global kapsamda ölçümleme-değerlendirilmesini sağlayan altyapıyı sağlıyor.

Özetle sunumumda çalışan gönüllülüğü açısından Türkiye’de büyük bir potansiyel olduğunu, bu konuya gönül koyabileceğimizi belirttim. Ancak çalışan gönüllüğünün verimli olabilmesi için strateji, hedef odaklılık, ölçümleme-değerlendirme sistematiği yani beynin sol tarafıyla ilgili analitik yaklaşım da gerekiyor. IMPACT2030 olarak bu alanlarda bilgi kaynağı olarak konumlanmamızı ve çalışan gönüllüğünün özel sektöre geri dönüşüyle ilgili, sol beyni besleyecek dataları paylaşmamızı önerdim. IMPACT2030 yöneticilerinin sunumumu beğenmeleri, Türkiye’den şirketlerin katılımını sağlamak için yeni alternatifler düşünmeleri ve sesimin duyulmuş olmasının beni çok sevindirdiğini belirtmeden geçemeyeceğim.

Türkiye’den de şirketlerin Birleşmiş Milletler’de önümüzdeki yıllarda düzenlenecek IMPACT2030 Zirveleri’nde, sahneye çıkarak, örnek çalışmalarını sunmalarını dört gözle bekleyeceğim.


Arzu Demirel
Headline Kurucusu – IMPACT2030 Bölgesel Sesi

Şirket olarak IMPACT2030’a katılım veya çalışan gönüllülüğüyle bilgi için; arzudemirel@headlinebpr.com – 0216 368 48 50