koc

 

John Lennon’a küçükken sorarlar:

-Büyüyünce ne olacaksın?

-Mutlu olacağım.

-Sen soruyu anlamadın sanırım?

-Bence, siz hayatı anlamadınız!

Lennon aslında  hayat konusunda küçük yaşta  keşfettiği ve hala keşfedemeyenlere verdiği cevap ile  mutluluğun bir temenni değil,  bir tercih olduğunu bize anımsatır.

Mutluluk  şans işi değildir.

Mutluluk bir seçimdir.

Mutsuzluk da bir seçimdir.                                                     

 

Herkes hayatta bir şeyler yaşıyor. Bir çok fırsat ve tehditle karşılaşıyor. İnsanları mutlu eden şey ise Yaşadıklarını yorumlama biçimleri’”.

Mutluluk herkese uygun fabrikasyon bir şey de değildir.

Mutluluk tüketilmeden önce seçilmesi ve üretilmesi gereken bir şeydir.

Genel kuralları olan bir kavram değil; kişiye özgü, özel ve eşsizdir.

Hayatta herkes kendi mutluluk uçurtmasını dizayn eder ve sonra davranış ve seçimleri ile havalandırır. Uçurtmanın başkalarından daha parlak veya büyük olması değil, kişinin özünü tanımlaması, güçlü yönlerini ve öğrendiklerini, hayat amacı ve değerlerini taşıması ve dengede olması yeterlidir.

Peki, mutlulukla ilgili bazı temel soruların cevaplarının üzerinden geçelim.

Mutluluk nedir?

Mutluluk hayatta olmaktan duyulan sürekli bir sevinç halidir.

Neden hep mutlu olamıyoruz?

– “Daha Baskısı”: Sadece mutlu olmak isteseydik bu kolay olacaktı ama biz başkalarından daha mutlu olmak istiyoruz. Bu da oldukça zor çünkü onları daima olduklarından daha mutlu sanıyoruz. Hep nedense daha güzel, daha başarılı olmaya zorluyoruz kendimizi. Bu da zamanla kendimizden duyduğumuz hoşnutluğu azaltarak bizi mutsuz  kılıyor.  Kazan-kaybet gibi güç oyunlarından uzaklaşırsanız etrafınızdaki negatif enerjinin de azaldığına tanık olursunuz. Aynı zamanda bencillikten uzaklaşmış olursunuz.

– Tatminsizlik: Hayata karşı nankörüz. Mutluluk yaşanabilir koşullar gerektirir, cennet değil unutmamalıyız. Tatmin çıtamızı daha gerçekçi olarak başta kendimiz sonra da herkes için daha mütevazi bir seviyede  tutabilirsek mutluluğun etrafımızda dolandığını görebiliriz.

– Hedonik Adaptasyon: Yüklü bir piyango kazandınız ve bir mutluluk patlaması yaşadınız diyelim. Kısa süre sonra bu duruma alışınca mutluluk seviyesi piyangodan önceki “sabit düzey” ine iniyor. Bu durum yaşadığımız acılar içinde geçerli onlarda bizi sonsuza kadar mutsuz etmiyor makul bir süre sonra insanlar eski mutluluk düzeylerine geri dönüyorlar. Buna hedonik adaptasyon” deniyor. Yani, İnsan iyi bir şeye de kötü bir şeye de zamanla alışır ve o durum artık onun mutluğunu pek etkilemez hale gelir. Hedonik adaptasyon insanların maddi gelişmelere (ünvan, terfi, piyango, ödül, lüks araba veya villa) çabuk adapte olarak onları kısa zamanda (ortalama üç ay) kanıksamalarına, olağan olarak algılamalarına verilen ad. Hedonik adaptasyon evlilik için de geçerli; bu konuda yapılan araştırmalar doğru evlilik pek çok insanı mutlu ediyor ancak bu sanıldığı kadar yoğun değil ve sanıldığı kadar da uzun sürmüyor ortalama iki yılda kayboluyor ve kişi eski mutluluk eşiğine geri dönüyor. Yani hedonik adaptasyon bize diyor ki “Mutluluk geçici” akıllı ol ve bulunduğun anda mutlu olmaya çalışmanın yollarını bul! diyor.

Mutluluğumuzu neler etkiliyor?

– Mutluluğumuzun yüzde ellisi  genetik faktörlerden etkileniyor. Geri kalan yüzde ellinin yüzde onunu ev, iş, arkadaşlar gibi yaşam şartlarımız etkiliyor. Geriye kalan koskocaman bir yüzde kırk var. Peki bu ne demek? Bu kontrolünüzde olan alanı kendi isteğinize göre, seçiminizle, bakış açınıza göre doldurabilirsiniz demek. İster mutlulukla, ister mutsuzlukla.

– Demokrasi rejimi, aslında bir mutluluk sigortası. Düşünün bakalım devleti oluşturan kurumları. Yargı, parlamento, ordu, siyaset, polis, üniversite’ye  güveniyor musunuz? Güveniyorsanız sorun yok demokratik rejimde yaşıyorsunuz demektir.  Danimarka, İsveç, Norveç gibi İskandinav ülkeleri dünyanın en mutlu ülkeleri seçiliyor nedeni demokrasinin özünde yer alan sosyal devlet anlayışı ile insanlara mutluluk saçıyor olmaları elbette.

– Yine araştırmalara göre mutlu insanların yaptığı gülme sporunun da mutluluk üzerinde sayısız faydaları var.

Mutluluğu neler sanıldığı kadar etkilemiyor?

– Güneşin motivasyona belki katkısı var ama mutluluğa pek yok. Olsaydı yıllardır Danimarka, İsveç, Norveç, Finlandiya gibi çok az güneş gören Kuzey Avrupa ülkeleri hep mutluluk endeksinde zirvede yer almazlardı.

– Paranın da o kadar olmadığını biliyoruz. Fakirliği iyileştirmek için para kullanıldığında, paranın mutluluğa olan etkisi yadsınamaz. Ama belli bir seviyeden sonra para ile mutluluk doğru orantılı yükselmiyor. Dünyada çok paraya sahip olmakla birlikte derin mutsuzluklar içerisinde uyuşturucu ve skandallarla kendisini dışarı vuran sayısız varlıklı insan örnekleri mevcut. Temel ihtiyaçlar karşılanırsa, para duygu değişimi üzerinde pek de bir rol oynamıyor. Para ile mutluluğu satın alamıyorsunuz, zira mutluluk çok zengin. Zenginlik mutluluk getirmiyor ama mutluluk zenginlik getiriyor.

– Mutluluğu “sahip olmak”  değil, “olmak” üzerine kurmaya çalışmakta yarar var. “Madde obezi” olmamak doğru bir secim olmayabilir. Zira, bir noktadan sonra madde obezleri  insanlara da madde muamelesi yapabiliyorlar. Eşya biriktirmek yerine dost ve anı biriktirmek daha değerli.

Mutluluğa neler zarar veriyor?

– Mükemmelliyetçilik mutluluğa zarar veriyor. Mükemmel demek tam, eksiksiz, kusursuz anlamında kullanılır. Hayatta tam ve kusursuz bir şey yoktur. Her şey bir oluş ve gelişme halinde, her şey kusurludur. Ayrıca, mükemmelcilik iyinin de düşmanıdır.

– Mutsuzluğun yine bilinen en garantili yollarından biri herkesi mutlu etmeye çalışmaktır. “hayır diyemeyen” insanlar da mutsuzluğa davetiye çıkarmaktadır. Fazla yargılayıcı ve kötü niyetli yorumlar da sizi mutsuz eder.

Mutsuzluk, hayatı değersiz görenlerin, onu güzelleştirmek için hiç bir şey yapmayanların ödemek zorunda olduğu ağır bir bedeldir.

Osho’ya göre de; ”Hiç kimse mutlu bir insandan hoşlanmaz.Çünkü mutlu bir insan diğerlerinin egosunu incitir…”

Peki, bu satırların yazarına sorarsanız mutluluk nedir?

Mutluluğun  ön şartı “Kendin olmak” tır.

Öze sadakat, içsel barışı ve tutarlılığı yakalamak, kalp-akıl uyumu önemlidir.

Mutluluk madenini dışarıdan ithal edilmektense, içimizde üretip başkalarıyla da paylaşır hale gelmemizdir bizi mutlu kılan. Zira, mutluluk içeriden dışarı yayılır.

Mutluluğun kapısında kocaman harflerle “Kendi olmayan giremez” yazar unutmayın!

İlham Süheyl Aygül

Koçumuz