Hikâyeler Neden Etkilidir?

Ana Sayfa / Hikâyeler Neden Etkilidir?


Yüzyıllar önce, atalarımız ateşin çevresinde toplanıp, hikâye anlatırlardı. Hikâye anlatıcılığı hiç kaybolmadı, günümüzde de hayatımızın bir parçası. Hikâye anlatıcılığının, iletişimin en etkili yollarından birisi olduğu biliniyor; kökeni beyin ve sinir ağlarına dayanıyor.

Didaktik bir metni ya da anlatıyı takip ederken beynin yalnızca dilden sorumlu alanları aktive olur. Kelimeleri ya da görselleri anlamlandırarak, kendisine aktarılanı tercüme eder. Dinleyicinin anlamaya istekli olup, odaklanması halinde. Aksi halde o an aklı her neredeyse, orada onunla olacaktır.

Bir hikâye dinlerken dilden sorumlu alanların yanı sıra beynin duygulardan, hareketlerden, seslerden hatta kokulardan sorumlu bölgeleri de aktive olur. Hikâyenin izinden giderken aslında duymadığımız kokuları alır, işitmediğimiz sesleri duyar; içinde olmadığımız olaylar dizisini yaşarmış gibi hissederiz.


Kurgu olduğunu bildiğimiz halde endişelenir, duygulanır ya da hüzünleniriz. Çünkü beyin anlatılanları aynalar. Kendi deneyimi haline getirir. Bu durum hikâyeyi anlatanla dinleyicisi arasında duygusal bir bağ geliştirir.

Ayrıca beynin salgıladığı dopamin hormonu, iyi bir hikâyenin dinleyicisine hediyesidir. Dopamin keyif almamızı sağlar ve yaşadığımız duygusal deneyimin hafızaya kaydedilmesini teşvik eder. Hikâyeler bilgi ve veri aktarımının en eğlenceli yoludur.