mutluluk

 

Birleşmiş Milletler, insanların mutluluğu anımsamaları ve kutlamaları amacıyla, 20 Mart’ı Dünya Mutluluk Günü ilan etti. Aslında anımsanacak bir gün yerine; doğal halimizin mutluluk olması normal olmaz mıydı diye düşünmeden, geçemiyorum. Ancak mutluluk, sadece şanslı insanların başına gelen; tesadüfi bir durum değil. Disiplin ve iradeyle de doğrudan bir ilişkisi var. Zihin yapısını, olumsuza kaymak yerine, mutlu olmaya yöneltmek emek istiyor. Çünkü alışkanlıkları geride bırakabilmek, bağımlılıkla mücadele kadar zor. İnsan derde, kedere, tasaya da alışabiliyor; acılarından beslenebiliyor. Öyle ki nasıl olduğunu sorduğunda, gülümseyen, yüzü ışıldayarak ”harikayım” diyen insanlar, diğerlerine göre çok azınlıkta kalıyor. Geçiştirmek üzere, kısa bir iç çekişle, ”eh iştelere”, memleketin haline dem vuranlara, ülkeyi tüm politikacılardan daha iyi yönetebileceğine emin, ama harekete geçmek yerine, söylenmekle yetinenleri daha çok görüyoruz. Dünyanın tüm yükünü, zaman zaman omuzlarımızın üstünde hissedebiliyoruz. Eğer böyle bir girdaba kapıldıysanız; bunun içinden çıkabilmek; önce niyet, sonra da sıkı bir irade gerektiriyor. Özellikle de mutsuz bir çevre içindeyseniz, ”üzüm üzüme baka baka kararır” deyişini, günümüzde bilim adamlarının ayna nöronlarla, ispatladığı düşünülürse; kendinizi bulaşıcı bir virüs kapmış gibi de düşünebilirsiniz.

Bundan dolayı Birleşmiş Milletler’in ilgi ve dikkatimizi, mutluluğa çekmek istemesini son derece akıllıca buluyorum. Dünyadaki ekonomi, çevre ve barış vb. çeşitli alanlardaki ortak sorunlarımız, kişisel hayatlarımızda karşılaştığımız güçlükler devam etseler de; bir anlığına dahi olsa, kafamızı kaldırıp, mutluluğu anımsamak, bize umut aşılayabilir. Karamsarlık yerine, esenlik yeni yaklaşımlar ve çözüm yolları bulmamızı sağlayabilir.

Üstelik artık işimiz daha kolay. Action for Happiness hareketi, mutluluğun formülünü paylaşıyor. Hayatlarını mutluluğun doğasını anlamaya adayan çeşitli filozoflar bulunsa da; araştırmaya ve derinleşmeye ayıracak zamanınız yoksa, listedeki maddeler üzerinden de ilerleyebilirsiniz. Başkalarına bir şeyler vermek, kendine iyi bakmak, olumlu olanı görebilmek gibi, günlük hayatımızda yapabileceğimiz, ufak değişikliklerle, mutluluğa yaklaşabiliriz. Basit öneriler gibi gelmesin; profesyoneller her birinin, beynimizde etkilediği alanları, egzersiz ve dopamin ilişkisini, başkaları için bir şeyler yapan insanlardaki haleti ruhiyenin değişimini uzun uzun açıklayabiliyorlar.  http://www.actionforhappiness.org/ adresinde mutlulukla ilgili çeşitli kaynaklara, araştırma sonuçlarına ve Dalai Lama’nın söyleşilerine ulaşabilirsiniz. Çok da yardımcı ve iletişime açık insanlar. Yukarıda gördüğünüz posterin orjinali İngilizce, Türkçe’ye çevirip, paylaşmak istediğimizde, hemen yardımcı oldular.

Biz de hafta boyunca Eğitmen ve Dönüşüm Konuşmacılarımızın mutlulukla ilgili yazılarını, blogumuzda paylaşacağız. Aralarında psikologlar, mentorlar, yazarlar, sanatçılar vb. bulunuyor. Mutluluğu, birbirinden farklı disiplinler açısından ele alacağız. Tek yönlü olmak yerine, dengeli ve eşit bir şekilde, farklılıkların zenginliğinin tadına varacağız. Kim bilir, belki de Mutluluk Günü’nün bahar ekinoksuna denk gelmesi tesadüf değildir. İşin sırrı dengede saklıdır.

Blogumuza sık sık bekleriz. Mutluluk bizimle olsun.

Arzu Pınar Demirel

Headline Başkanı